Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda, daha önce bilim literatüründe yer almayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Bu türler, İzmir, Aydın, Muğla ve Balıkesir illerinde tespit edilerek Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine önemli bir katkı sağladı.
Yusuf Arslan tarafından 13 Mayıs 2026 tarihinde kaleme alınan habere göre, Akdeniz havzasında yapılan uluslararası bilimsel iş birlikleri ile Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği genişlemeye devam ediyor. Ege Bölgesi’nin dağlık ve kırsal alanlarında yapılan saha çalışmaları neticesinde, literatürde daha önce yer almayan 8 yeni örümcek türü belirlendi. Araştırma, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak gerçekleştirildi. Çalışmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı.
Keşfedilen türlerle ilgili bilimsel makalelerin, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandığı ifade edildi. Araştırmalar, özellikle Harpactea ve Dasumia cinslerine ait örümcek türlerine yoğunlaştı.
Araştırmanın liderlerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Akdeniz havzasının biyolojik çeşitliliğini ortaya çıkarmada uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, “Akdeniz havzasının biyolojik geçmişini anlamak için bu tür iş birlikleri hayati bir rol oynamaktadır. Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün olanaklarıyla, Türkiye’deki üniversitelerin akademik birikimini bir araya getirerek doğanın daha önce kayıt altına alınmamış unsurlarını bilim dünyasına kazandırmayı başardık. Ege’nin bu yeni örümcek türleri, uluslararası bilim insanlarının ortak çalışmaları ve sabrı sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası oldu” dedi.
Dr. Kunt, keşfedilen türlerin bazılarının, akademik gelişimlerinde katkı sağlayan bilim insanlarına ithaf edildiğini belirterek, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nden merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatürk ile Prof. Dr. Abidin Budak’ın isimlerinin yaşatılmasının bir bilimsel vefa örneği olduğunu ifade etti. Ayrıca, İzmir’in Nif Dağı, Buca ve Urla çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türünün Prof. Dr. Atatürk’ün anısına ithaf edildiği, Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda keşfedilen ‘Harpactea budaki’ türünün ise Prof. Dr. Budak’a verildiği bilgisi verildi.
Denizli ve Muğla’da tespit edilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e ithaf edilirken, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türüne, erkek bireylerindeki dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle Latince “muhteşem” anlamına gelen ‘magnifica’ adı verildi. Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkıda bulunan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. İzmir ve Manisa’da yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. Türkiye’ye endemik olan ‘Dasumia turcica’ türüne ise bu nedenle bu isim verildi.
Araştırmacılar, keşfedilen yeni türlerin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturan bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin, Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilinç yaratma hedefi taşıdığı ifade edildi.