Amerikan medyası Bloomberg, Türkiye’nin döviz kurlarını stabilize etmek amacıyla elindeki tüm kaynakları kullandığını duyurdu. ABD Hazine Bakanlığı’na ait verilere göre, Türkiye’nin ABD tahvili tutarı Mart 2026 itibarıyla 1,8 milyar dolara düştü. Şubat ayında bu rakam 16 milyar dolardı. Veriler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile birlikte özel sektör ve diğer Türk kurumlarının menkul kıymet portföylerini kapsamaktadır.
Piyasalardaki bu önemli düşüş, Orta Doğu’da patlak veren çatışmaların petrol fiyatlarını artırdığı bir döneme denk geldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk lirasının aşırı değer kaybını önlemek için fonlama koşullarını sıkılaştırarak döviz ve altın rezervlerini kullanarak piyasalara müdahale etti. Bu müdahaleler arasında, ABD tahvillerinin likiditeye dönüştürülmesi de yer alıyor. TCMB, piyasa müdahaleleri hakkında genel bir açıklama yapmaktan kaçınırken, ABD tahvili satışlarıyla ilgili sorulara yanıt vermemiştir.
Türkiye’nin ABD tahvili varlıkları, 2025 yılının Şubat ayında 21 milyar dolara kadar yükselmişti. Fakat, yaklaşık on yıl önce bu rakam 80 milyar dolarla zirve yapmıştı. İki ülke arasındaki siyasi ve jeopolitik gerginlikler nedeniyle, Türk portföyündeki ABD tahvilleri sürekli bir azalma eğilimindeydi. Türkiye, İran savaşının başladığı ilk ayda ABD Hazine Tahvillerini elden çıkardı.
Döviz kurlarını etkileyen faktörler arasında 28 Şubat 2026 tarihinden itibaren Dolar/TL grafiğinde net bir yükseliş trendinin gözlemlenmesi de bulunuyor. Gün içerisinde Dolar/TL kuru 45,61 seviyesine ulaşarak yeni bir rekor kırdı ve şu an bu yükselen kanalın üst bandı olan direnç bölgesine yakın seyrediyor. Fiyat grafiği, Ichimoku Bulutu’nun üzerinde kalırken, orta ve uzun vadeli yükseliş trendinin gücünü koruduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, CRSI göstergesinin 73,96 seviyesine kadar yükselmesi, piyasalardaki yukarı yönlü momentumun güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Ancak, bu aşırı alım durumu, direnç seviyelerine yaklaşılırken kısa vadeli kâr satışları veya düzeltme risklerini de beraberinde getirebilir.
Bölgedeki savaşın uzaması, enflasyon ve faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Yıllık enflasyonun %32,4’e çıkmasının ardından Merkez Bankası, enflasyon hedefini %16’dan %24’e revize etti. Tahvil piyasasında yaşanan kayıplar da derinleşerek 10 yıllık tahvil faiz oranları %35,75 ile rekor seviyelere ulaştı. Mart ayı verileri, kamuoyuna açıklanan en güncel rakamları yansıtırken, Nisan ayı verilerinin ise gelecek ay yayımlanması bekleniyor.
