Steve Jobs Disney CEO’su Bob Iger’a ne söyledi… Sadece doktorların bildiği sır

İş insanı Murat Ülker, Disney CEO’su Bob Iger’ın yazdığı “Düşler Nasıl Gerçekleşti” kitabını ele aldı. Iger’ın, Disney’in başına geçtikten sonra Steve Jobs’u aradığının anlatıldığı kitapta, aralarında geçen gizli diyalogdan da bahsedildi.

Disney Animations’un gidişatına düzen vermek için Pixar şirketini satın alma konusunda Iger’ın, Jobs’u ikna ettiğinin anlatıldığı kısımda, Jobs’un hastalık süreciyle ilgili paylaştığı bilgiye yer verildi. Buna göre Iger, Jobs’un kendisine, sadece eşinin ve doktorların bildiği bir sırra dair bilgi verdiğini belirtti. Kanser hastalığının nüksettiğini ve öleceğini bildiğini açıklayan Jobs’un, istediği takdirde ortaklıktan vazgeçebileceğini söylediği ifade edildi.

Murat Ülker’in ilgili yazısı şu şekilde:

“Geçen hafta Robert Iger’i tekrar Disney’in başına geçiren, emeklilikten geri çağıran süreçten söz etmiştim. Acaba Iger bu kez de başarabilecek mi? Baş aşağı yuvarlanarak giden Disney yeniden doğrulabilecek mi?

1951 doğumlu Robert A. Iger The Walt Disney Company’nin yönetim kurulu başkanı ve eski CEO’su (2005-2020). 1994ten 1995e kadar ABC Televizyonunun başkanı ve 1996da Disney tarafından satın alınana kadar Capital Cities/ABC’nin başkanı/COO’su olarak çalışmış. Iger 2005te Disney’de CEO olarak Michael Eisner’in yerini almış. Iger CEO olarak 15 yıllık görev süresi boyunca Disney’in fikri haklar mal varlığı listesini ve uluslararası pazarlardaki payını genişletmiş.

2006da Pixar’ın 7.4 milyar dolara, Marvel Entertainment’ın 2009da 4 milyar dolara, Lucasfilm’in 2012de 4.06 milyar dolara ve 21st Century Fox’un eğlence varlıklarının 2019da 71.3(!) milyar dolara satın alınmasını sağlamış. Ayrıca 2005 ve 2016 yıllarında Hong Kong Disneyland Resort ve Shanghai Disney Resort’un tanıtımıyla şirketin Doğu Asya’daki tema parkı tatil yerlerini genişletmiş.

Walt Disney Animation Studios’un yeniden canlandırılmasının, film stüdyosunun ürününün markalı yayın stratejisinin ve şirketin Disney+ ve Hulu dahil olmak üzere doğrudan tüketiciye yönelik işlerine artan yatırımının arkasındaki itici güç olduğu kabul ediliyor. Iger’in liderliği altında Disney’in piyasa değeri 48 milyar dolardan 257(!) milyar dolara yükseldi. Bir süredir aklımda sizi Iger’in Türkçe’ye de çevrilen Düşler Nasıl Gerçekleşti kitabıyla tanıştırmak ve başarılarını, liderlik konusundaki düşüncelerini yorumlamak vardı.

Bob’un Disney yönetim kurulu başkanlığı adaylığı Michael’ın ikinci adamı olması nedeniyle yönetim kurulu tarafından aslında çok istenmiyor ve şirket dışı bir aday aranıyor. 2005in Mart ayında bir Cumartesi günü, kurul kararını vermek için toplanıyor.

Bob, Disney’in başına geçiyor. Bu süreçte hayatında ilk defa anksiyete krizi geçiriyor ama genel olarak sakinliğini koruyor. Sürecin başından beri Disney’in geçmişinden çok geleceğine ve tüm dünyada marka değerini nasıl artıracağına odaklanıyor.

İŞTE BİR YK BAŞKANINA YAKIŞAN DAVRANIŞ

Bob yönetim kurulu başkanlığına getirildiğini öğrendiği gece Steve Jobs’u da arayarak ileride birlikte çalışma olanağını açmaya çalışıyor.

Iger, Michael şirketten ayrılana kadar geçen 6 aylık süre boyunca Disney’in o güne kadar olan bazı sorunlarını çözmeye koyuluyor. İlk olarak Roy Disney ve Stanley ile görüşerek onlarla barışıyor ve ardından Steve Jobs’la görüşüyor ve yeni çıkacak video iphone için bir anlaşma yapıyorlar. Bu Disney’in dış ilişkilerini ve medya algısını düzeltirken aynı zamanda şirket içinde çok fazla güce sahip olan strateji planlama departmanının yetkilerini azaltarak daha yatay bir hiyerarşi kurmaya çalışıyor. Şirket kendi deyimiyle rahat bir nefes alıyor. Strateji Planlama departmanındaki çalışan sayısı 65’ten 15’e düşürülüyor. Bunları yaparken mümkün olduğunca dostane ve saygılı bir tutum sergiliyor ve bir şekilde herkesin gönlünü alıyor.

30 Eylül 2005te Michael yönetim kurulu başkanlığında son gününü geçiriyor ve 3 Ekim Pazartesi günü Iger resmi olarak Walt Disney Şirketi’nin 6’ncı dönem yönetim kurulu başkanı olarak görevine başlıyor. İlk yapmak istediği Disney Animations’ın durumunu düzeltmek. Bunun için ilk yönetim kurulu toplantısında paylaşmak için departman başkanlarından detaylı raporlar istiyor ve Disney Animations’ı kurtarırsak Disney’i de kurtarırız diyor. Bunun yolunun da son dönemlerde çok önemli işlere imza atmış Pixar’ı satın almaktan geçtiğini düşünüyor. Steve’in bu durumu kabul etmeyeceğini düşünse de cesaretli davranarak ona en açık şekilde, egosunu işin içine katmadan anlaşmak istediğini söylüyor. Steve biraz da şaşırtıcı bir şekilde teklifi düşünmek için bir pay bırakıyor ve birkaç görüşmeden sonra Bob, Pixar’ın kampüsüne gidiyor. Orada gördüklerinden çok etkileniyor. Gördüğü şey bir şirketten çok bir üniversiteyi andırıyor. Herkesin işini ne kadar özenli ve istekli yaptığını görmek onu oldukça cesaretlendiriyor.

Bob, Pixar’ın hem son teknolojiyi hem de yaratıcılığı neredeyse mükemmel bir uyum içinde kullanmalarına hayran olduğunu söylüyor. Uzun uğraşlar sonucu yönetim kurulunu da ikna ederek Pixar’ı 7.6 milyar dolara satın alıyor. Anlaşmanın yapılacağı gün Steve, yalnızca doktorlarının ve karısının bildiği bir bilgiyi Bob’la paylaşıyor ve kimseye söylememesi gerektiğini tembihliyor. Steve Jobs’un o dönem pankreas kanseri yeniden nüksetmişti ve yakın bir gelecekte öleceğini biliyordu. Bunu açıkladıktan sonra Iger’a isterse anlaşmadan çekilebileceğini söylüyor. Ama Iger başta ne yapacağını bilemese ve şok olsa da satın almayı devam ettirmeye karar veriyor.

“Pixar anlaşması 13:05’te (PT) açıklandı. Steve ve ben basına açıklamamızı yaptıktan sonra, Pixar’ın devasa atriyumunda iki yanımızda John ve Ed’le birlikte, hemen hemen bin Pixar çalışanının karşısında yan yana durduk. Ben konuşmadan önce biri o anı kutlamak için bir Luxo lambası hediye etti. Doğaçlama bir şekilde gruba teşekkür ettim ve bu lambayı şatomuzu aydınlatmak için kullanacağımı söyledim. Lamba o günden beri şatoyu aydınlatıyor.” “

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir